18 Mart 2014 Salı

Ormanda sevgilisiyle öpüşüp Götten Sikiş yapti izle

35 yaşındayım, oldukça da yakışıklı sayılırım. Boyum 1.76 ve 72 kilodayım. 5 yıllık evliyim ve karımla son derece mutluyuz. Seks hayatımız mükemmele yakın, haftada 4 veya 5 kez sikişiriz. Benim bir de dul baldızım var. Hani baldızım diye söylemiyorum, ama 1.70 boylarında, balık etli, kafam kadar iri göğüslere sahip, çok güzel bir kadındır. Karımla evlendiğimden beri kendisine resmen hastayım, beni deli ediyor. Ama bir türlü kendisine açılamıyordum. Evliliğimiz süresince baldızıma karşı sadece yanlışlıkla ve istemeden olmuş gibi dokunuşlardan, sürtünmelerden öteye gidemedim. Baldız bazen farkına varıyordu ama aldırış etmiyordu. Daha da ileriye gidemiyordum, açıkçası beni terslemesinden ve karıma söylemesinden korkuyordum. Evliliğimizin ikinci senesinde karım hamile kaldı. Doğum yaklaşmaya başlamıştı, bizi de bir telaş almıştı. Benim annem babam İstanbulda kalıyorlardı, yani uzaktı. Üstelik hepsi işinde gücünde. Karımın ailesi ise Ispartada oturuyordu, onları biraz daha yakın gördüğümüz için onlara söyledik, doğum sırasında benim kayınvalideye burada olması için ricada bulunduk, onlar da seve seve kabul ettiler. En sevindiğim yanıysa baldızım da geliyordu. Baldızımı görmeyeli aylar olmuştu, eve geldiğimde kapıyı baldız açınca sevincimden havaya uçacaktım. Baldız genelde çok içten davranırdı bana. Beni görünce, “Hoş geldin enişte!” deyip boynuma sarıldı. Kaçırırmıyım fırsatı, ben de sarıldım hemen beline! Vücutlarımız birleşmişti, biraz daha sarılsam kesin boşalırdım yani. Sonra içeriye salona kaynanamla karımın yanına geçtik… Sohbet falan ederken bazen baldızla gözgöze geliyorduk. Galiba halen anlamamıştı, kendisine uzun uzun sarılmamı ve dudaklarına yakın öpücük kondurmamı. Sohbetti, çaydı, kahveydi derken vakit epey geç olmuştu. Zaten karım hamile olduğu için çok halsiz ve bitkindi, uyumak için iyi geceler dileyip odalarımıza geçtik. Ben baldızı kafamdan atamıyordum, ne yapsamda siksem diye düşünüp duruyordum. Ne olursa olsun, rezil olma pahasına da olsa, baldızın o göğüslerinin tadına mutlaka bakmam lazımdı. Bu düşüncelerle uyumuşum… Sabah olunca erkenden uyandım, çünkü karımı hastaneye yatıracaktık. Yüzümü yıkamak için lavaboya gittim, baktım tuvalet meşguldü. Bekledim biraz, tuvaletten baldız çıktı. Saçları falan çok dağılmıştı, uyku sersemi yalpalayarak yürüyordu. Geceliğiyle lavaboda yüzünü yıkamaya başladı. Ben de tuvalete girmek için yürüdüm, alan çok dardı ve baldızın kalçasına sürtünmeden geçmemin imkanı yoktu. Zaten hiç kaçırmazdım bu tür fırsatları… “Baldız geçebilirmiyim?” dedim. “Geç enişte! Geçmeyip altına mı edeceksin?” dedi ve güldü. Ben de geçerken elimi baldızın beline attım ve kalçasına resmen yaslandım, “Gerçekten geçmemi istiyormusun baldız?” dedim. “Geç enişte geç, kendi malın gibi kullan, tuvaleti!” dedi. Ben de, “Tabii kullanırım, benim tuvaletim değil mi?” dedim. Bu arada arkasında durmaya ve sürtünmeye devam ettim. Baldız döndü ve “Enişte ne yapıyorsun?” dedi. Ama bunu söylerken gözlerimin içine öyle bir baktı ki, ‘Sik beni enişte!’ der gibi. “Ne yapıyor gibi görünüyorum baldız? Geçmeye çalışıyorum, geçemiyorum!” dedim. Baldız da kalçasını biraz daha bana bastırarak, “Buradan da geçemezsen yuh sana enişte!” dedi. Baldızımın bu davranışı beni cesaretlendirmişti. Yılların verdiği o özlemle elimi muhteşem göğüslerine attım ve “Geçmek için burdan tutmam gerekiyor galiba!” deyip avuçladım göğüslerini. O sırada koridorun lambası yandı ve bırakmak zorunda kaldım. Gelen kaynanamdı. Baldız yüzünü yıkamaya devam etti, ben de tuvalete girdim. Anlamıştım artık, sevgili baldızım da beni istiyordu. Tuvalette baldızın o muhteşem göğüslerini hayalleyerek bir posta 31 çekip boşaldım, çıktım sonra. Baktım kaynanam kahvaltıyı hazırlamış. Kahvaltı yaparken oldukça neşeliydim, çünkü oğlum dünyaya gelmek üzereydi. Baldız bana bakıp, “Enişte ne güzel, oğlun olacak, çok seviniyorsun eminim!” dedi. Ben de, “Eee erkek adamın erkek oğlu olur!” dedim, gülüştük. Sonra hazırlandık, hastane yoluna koyulduk… Taksi çağırmıştım. Bindik taksiye. Kaynanam öne oturdu. Karımı arkaya bindirdim. Tam diğer taraftan binmeye hazırlanmıştım ki, baldız, “Enişte ablamın yanına otur, ona moral ver, ben kenarda otururum!” dedi. Kör bir göz istedi, Tanrı verdi iki göz! Geçtim karımın yanına oturdum, baldız da benim yanıma oturdu. Ohh ne ala, bir yanımda karım, diğer tarafımda baldız. Yol bir hayli uzundu, karımla konuşuyordum, moral veriyordum, aynı zamanda bacağımı baldızın bacağına resmen yapıştırmıştım. Ben bastırdıkça baldız daha çok bastırıyordu. Elimi baldızın bacağına koydum, bu arada karımla sohbet ediyordum. Sırtım baldıza dönük, ama elim bacağındaydı… Bir ara döndüm baldıza baktım, baldız da gülümseyerek bana bakıyordu. İçimden, ‘Bu iş tamam, bastır Arif!’ dedim, başladım baldızın bacağını okşamaya. Yavaş yavaş amına doğru ilerliyordum ve hiç bir tepki yoktu, bacaklarını aralaması dışında. Külotunun üzerinden amını okşamaya başladım, yine tepki vermeyince artık elimi külotun içine soktum. Resmen baldızın amını parmaklıyordum ve bu arada da karımla konuşmaya devam ediyordum. İki arada bir derede kaldım yani. En sonunda baldız bacaklarını sıkmaya başladı, anladım ki boşalıyordu artık. Az sonra parmaklarım vıcık vıcık ıslanmıştı. Sonra çektim elimi, baldıza baktım, yüzü kıpkırmızı olmuştu, ama halen gülümseyerek bakıyordu… Hastaneye geldik, karımın yatışını yaptım. Sadece bir refakatçi kabul ediliyormuş. Kaynanam karımın yanında kaldı. “Biz baldızla dışarıda dolaşır, arada sırada yanınıza gelir gideriz.” dedik ve ayrıldık. Odadan çıkar çıkmaz baldız bana kızarak, “Enişte sen ne yaptığını sanıyorsun yaa!!” dedi. Ben de, “Ne yaptım ki baldız?” dedim. Gülerek, “Arabada mahvettin beni!” dedi. “Sen de beni o kadar kendine hasta etmeseydin baldız, gülü seven dikenine katlanacak!” dedim. “Enişte inanki mahvettin beni, bu yaşıma kadar hiç böyle heyecanlı boşalmamıştım, çok güzeldi!” dedi. “Sen dur, daha alasını yaşatacağım sana!” dedim. Etrafa baktım, hastanenin arka bahçesi tenha bir yerdi, az ileride de depoya benzeyen, eski baraka gibi bir yer vardı. Baldızın koluna girdim oraya doğru yürüdük. “Baldız bak, şu barakada tarihi eserler varmış!” dedim. Baldız şaşırarak, “Hastanede tarihi eserin ne işi var enişte?” dedi, güldü. “Gel göstereyim!” dedim. Barakaya girdik. Hemen tişörtünün üzerinden göğsüne ağzımı yapıştırdım. “Ne yapıyorsun enişte??” dedi. “Acıktım baldız, emzir beni!” dedim. “Yapma enişte, bir gelen falan olur, evde yapalım, daha rahat ederiz!” dedi. “Olmaz baldız, kaç senedir seni arzuluyorum, hayal ediyorum, seni düşünerek ablanı sikiyorum, acı bana lütfen, seni sikmek istiyorum!” dedim, belinden tutup vücudunu vücuduma, dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım, öpüşmeye başladık… Öpüşürken baldız kendini tamamen teslim etmişti bana. Eteğini kaldırıp külodunu dizlerine kadar indirdim ve dudaklarımı amına yapıştırdım. Am dudaklarını bir bir emiyor, parmaklarımla ayırıp, dilimi içine sokuyordum. Baldız bağırmamak için elini ısırıyordu. Yaladım yaladım, baldızımın ekşimsi am suları ağzıma akmaya başladı. Resmen amını ağzımda yoğuruyordum. Dayanamadı titremeye ve boşalmaya başladı. “Enişte mahvettin beni, dayanamıyorum sok artık sikini, sookkkkkk!” diye yalvarmaya başladı. “O kadar acele etme baldız!” dedim, açtım göğüslerini, başladım o muhteşem kahverengi uçları yalamaya. Baldız çıldırıyordu, “Yaaaaa hadiiii enişte, hadi sok sikini, sikini sok, soooookkkk şu sikini içime!” diye inliyordu. Ben de zaten zor tutuyordum kendimi. Hemen yatırdım baldızı kasaların üzerine, ayırdım bacaklarını ve var gücümle bastım amına. Var ya ‘Şloppp!’ diye birden girdi yarağım köküne kadar. Baldız deli oluyordu, “Bastır aşkım, bastır!” diye kıvranıyordu. Var gücümle amına basıyor, sonuna kadar girip çıkıyordum… Baldız yeniden titremeye sarsılmaya başladı. Ben de gelmek üzereydim. Son bir hamleyle, aynı anda boşalmaya başladık, ama nasıl boşalma. Baldız öyle bir boşalıyordu ki, bitmeyecek sandım. Belime doladığı bacaklarıyla neredeyse belimi kıracaktı. En sonunda emelime ulaşmış, baldızı sikmiştim. Hemen toparlanıp hastaneye geri döndük. Karımın sancıları başlamıştı. Doktorlar bizi çıkarıp karımı yoğun bakıma aldılar. Nur topu gibi bir oğlum oldu. Kayınvalidemle baldızım 1 ay kadar kaldılar. Karımın hastanede yattığı sürece genelde kayınvalidem refakatçı kaldı. Biz de evde baldızla sabahlara kadar sikişip, gündüzleri karımı ziyarete hastaneye gidiyorduk…

10 Mart 2014 Pazartesi

Götten sikişi yapmak için göğüsleri emerek başladim

zevk sahibi dostlarım, ben, uzun boylu,iri vücutlu, esmer, zeytin gözlü 33 yaşında bir beyim. Size anlatacağım anı henüz bir hafta önce yaşandı. benim evli 24 yaşında bir kuzenim var, kocasıyla sık sık sorunlar yaşar ama bize kesinlikle anlatmazdı ama bizler bazen şahit olurduk kadının canına tak ettiğinden boşanmaya karar verdi. Boşanırken de beni şahit olarak gösterdi evet yalan değil ben çoğu kez tartışma durumlarının tam üstüne gelirdim. Neyse davayı açtık ve duruşma gününü beklemeye başladık ve bir süre sonra duruşma için tebliğ geldi ve gittik mahkeme salonuna vardığımızda adeta şok olmuştum elim ayağım birbirine dolaştı, çünkü tahminen 19-20 yaşlarında yeşil gözlü, minyon tipli,harika vücutlu kapalı bir bayanla göz göze geldim gerçekten bir ay parçası gibi, sanki özenle yapılmış bir tablo gibi duruyordu. gözlerimi ondan alamamıştım, o da bir müddet gözlerini gözlerimden çekmedi ve sonra tekrar önüne bakmaya başladı kuzenimde durumu birazda olsa fark etmişti ve bana imalı imalı gülümsedi. Bir kaç kaç kişiden sonra songül …. – rafet …. diye isimler okundu ve onunla birlikte zayıf, kirli sakallı ayakta zor duran 35-40 yaşlarında bir bey de girdi ve o an anladım ki onların da boşanma davaları vardı, ama neden? böyle bir kadını kim kıyıpta boşayabilirdi ki aklıma takılmıştı neyse onlardan sonra bizim isimlerimiz . ( )okunda ve bizde girdik yaklaşık 45 dk bizim duruşma sürdü ve çıktık.Ama benim aklım hep o kadındaydı çıkınca kuzenimin tel.çaldı arayan teyzem di ve sonra kuzenimle vedalaşıp ayrıldık saat 11:30 olmuştu o günde izinliydim vaktim boldu yani evime giderken canım çay içmek istedi ve bir çay bahçesine doru yöneldim geldiğimde gözlerime inanamadım o bayan yalnız başına oturmuş çay içiyordu yanına yaklaşıp merhaba masanıza otursam sakıncası varmı diye sordum çünkü diğer masalar doluydu o da hayır oturabilirsiniz diye cevap verdi bende oturup bir çay istedim garsondan ve konuşmaya ilk ben başladım önce ismini sordum songül dedi -pardon biraz özel bir soru olacak ama merak ettim boşanma davanız mı var -evet ya siz, siz demi boşanıyorsunuz -hayır o bayan benim kuzenim kocasından boşanıyor ve bende şahit olarak ordaydım -pardon ben eşiniz sanmıştım -peki boşanma sebebi nedir? -beni nerdeyse hergün döver ve hakaret eder hayatımı zındana çevirdi,içki içmeden duramaz. ne kadar söylediysem fayda etmedi aksine beni dövmeye kalkar -size nasıl kıyabilirki -neden şaşırdınız -yani siz çok efendi ağır başlı bir kadına benziyorsunuz ayrıca çok güzel ve çok tatlısınız dedim bunun üzerine yine o güzel gözlerini bana çevirip hafif bir gülümsemeyle -ne yapalım yanlış seçim keşke sizin gibi düşünse hayatında ondan hiç böyle sözler duymadım. yaklaşık 1 saat böyle kunuştuktan sonra ondan tel istedim ama vermedi beni tanımadığını o nedenle güvenemeyeceğini söyledi bende tanı o zaman dedim ve bir sonraki buluşma için ondan söz aldım Neyseki o gün geldi ve farklı bir yerde tekrar buluştuk ve bu sefer biraz daha samimiydik bana bütün geçmişini anlattı henüz 7 aylık evli olduğunu henüz çocuğunun olmadığını kendi evinde oturduklarını falan söyledi tabi bende kendimi anlattım, telefonlarımızı alıp verdik, kocası bir keresinde onu çırılçıplak dışarı atmak onu etrafa rezil etmek istemiş ve bardağı taşıran son damla da bu olmuş. Davalar duruşmalar derken onlar boşadı bizim de 2 duruşmadan sonra mahkeme sonuçlandı fakat bizim buluşmamız dahada sıklaştı ve bir gün ben -evini merak ediyorum nerde nasıl yaşıyorsun -biraz hızlı değilmisin -ne hızlısı ben sadece evini merak ettim korkma benden sana zarar gelmez -peki o zaman sana güveniyorum müsait olduğumda seni bi akşam ararım çünkü gündüz komşular görür ve yanlış anlar. tamam sabırsızlıkla bekleyeceğim dedim. Aradan bir hafta geçti saat 21:30 civarında telefonum çalmaya başladı.( ) baktım oydu ve açtım bana müsait olduğunu ve gelebileceğimi söyledi evin adresini verdi hemen hazırlanıp verdiği adrese gittim kapıyı çalmama gerek kalmadan açtı kapı deliğinden beni gözlüyormuş içeri girdim ve gösterdiği kanepeye oturdum çayı zaten demlemişti biraz sohbet ettikten sonra ondan çok etkilendiğimi ve ondan çok hoşlandığımı söyledim birden üzerime atlayıp dudaklarıma yapıştı sanki ömründe erkek görmemiş gibi saldırıp ısırıyordu dudaklarımı bende yüzüne bakıp gerçekten istiyormusun dedim o da istemeseydim seni eve almazdım dedi bu sefer ben yuymuldum dudaklarına ve vahşice emmeye başladım artık beni kimse tutamazdı çünkü çok ateşli ve doyumsuz biriyimdir onu kucaklayıp yatak odasına götürdüm ve soymaya başladım o da boş durmayıp beni soyuyordu boynuna, gögüslerine,her tarafına dil darbeleri atmaya başladım göğüs uçlarını dilimle döve döve yalıyordum, ısırıklar atıyor, emip çekiştire çekiştire şaplatıyordum, dilimi uçlarında titretiyordum göğüleri kızarmaya morarmaya başlayınca bıraktım onu tamamen soyduğumda ise vücuduna hayran kalmıştım taş gibi bir kadındı göğüsleri san ki hiç yalanmamış gibi dip diri duruyordu karşımda onu adeta yiyip bitiriyordum o da inlemeye başladı sonra tekrar göğüslerine saldırdım ordan dilimi kaldırmadan vücudunun her zerresini dilimle keşfe çıktım omuzlar, karın bölgesi, kalçalar, bacak arasına geldiğimde dahada alevlendim çünkü kıpkırmızı sanki hiç yarrak girmemiş gibi taptaze bir amı vardı.( ) bulmuşum kaçırırmıyım hemen dilimi amının dudaklarında gezdirmeye başladım songül titremeye ve çılgınca bağırmaya başladı çünkü ilk defa amı yalanıyordu lakin kocası tiksinirmiş, bundan aşırı derecede zevk alıyordu bende bu anın tadını çıkarta çıkarta yalamaya başladım amcığını dilimle klitorisini yalamaya başladım klitorisine dilimi kazıttıra kazıttıra sürtmeye başladım arada bir dilimi ustaca kullanıp amının içine kaydırıyor, içinde dans ettiriyordum bundan öyle etkileniyordu ki kalçalarını oynatıp bacaklarıyla kafamı sıkmaya başladı sonra amına dil darbeleri atmaya ve amından fışkıran zevk sularını dilimle kasıklarına yayıp içmeye başladım amı öyle nefis öyle güzel kokuyordu ki san ki bal damlalarını yalıyordum onu amının iç ve dış dudaklarını iri dudaklarımla kavrayıp bir mengene gibi kıstırıyor emiyordum 25-30 dk yaladıktan sonra en son kalan beyaz boxerimi de çıkardım yarrağım 20,4 cm kalın , damarlı ve kara bir şeydir yarrağımı görür görmez gözleri fal taşı gibi açıldı çünkü hayatında gördüğü en mükemmel yarrak taş gibi karşısında duruyordu hemen yarrağıma elini attı ama minicik elleri sadece yarısını kavrayabiliyordu aç kurt gibi yarrağıma saldırdı ooohhhhh ooohhhh ne iri ne muhteşem bir alet bunu asla bırakmam beni iliklerime kadar doyur bu gece seninim artık 3 aydan beri yarrak yüzü görmedim parçala beni boğam diye inlemeye başladı bende seni istediğin gibi doyuracağım bebeğim diye karşılık verdim ve amını benim devası yarrağıma bıraktı onu iyice kudurttuktan sonra yarrağımın başını vıcık vıcık olmuş amının dudaklarında gezdirmeye başladım fırça misali sürttükçe sürtüyor yarağımı klitorisinde şap şap çarpıyordum o ise altımda hadi bastır diye inletiyordu bir müddet böyle sürttükten. sonra yarağımın kafasını amını dudaklarına getirip bir hamlede içine bastırmaya başladım çok acımasız olmuştum artık ama nafile amı daracık taptaze olduğundan sadece kafası anca ilerleyebildi içine songül de ne olur yavaş ol çok canım yanıyor amım 3 aydır yarrak yemedi ona nazik davran diye inlemeye başladı. bende yavaş yavaş sokmaya başladım yarrağım bu sefer girdikçe giriyor bir türlü bitmek bilmiyordu sonunda songülün dibini bulmuştum içeriden bir şeylerin parçalandığını hissettim yarrağım bir yerlere takılmıştı songülde avazı çıktığı kadar bağırıyor onu susturmak için dudaklarını ağzıma alıyordum ama aldırış etmeden yüklenmeye devam ettim dibine kadar oturtup tekrar çıkartmaya başladım songül minyon tipli bense iri olmamdan dolayı songül altımda kaybolmuştu sanki onu yatağa zımbalamıştım böyle 15 dk girip çıktıktan sonra köpek pozisyonuna getirdim kalçaları havada, beli aşağıya çökmüş saçlarından sertçe çekip sert darbelerle sikmeye başladım yarrağımı her daldırışımda ondan zevk çığlıkları çıkıyor bende daha fazla bastırıyordum amına her vuruşumda kalçalarının titreyişi beni dahada azdırdı.() ve var gücümle sikmeye başladım o zaten ilk 5-10 darbede boşalmış rahatlamıştı 35 dk böyle siktikten sonra onun çok yorulduğunu fark edip boşalacağımı hatırlattım sert kasılmalarla rahmini sperm toplarıyla dövmeye başladım amının derinliklerine o tazyikli döllerimi fışkırttım çok sert sevişmekten hoşanan biri olduğumdan bu songülün de hoşuna gitmişti ben ilk boşalmamı yaşadım ama songül 3. kez boşaldığını söyledi biraz dinlendikten sonra tekrar başladık. onu sabah saat 5e kadar tam 4 kez becerdim çok geç boşalan bir yapım olduğundan onu yarrağa doyurdum desem yeridir…

23 Şubat 2014 Pazar

Domalip götten sikişten sonra bacaklarini ayirip içine aldi

Ben 27 yaşında 1,92 boyunda 96 kilo kumral biriyim. Bundan 2 ay önce annemler İzmir e düğün’e gittikleri için arkadaşım kemal ile birlikte evde bir kafa yapalım dedik. Akşam hatunsuz olmaz dedik iki hatun ayarladık kızları almaya gidince pezevenkleri zorluk çıkardı kızları alamadık neyse dedik boş ver almamamız daha iyidir. Saat 17:00 gibi eve döndüm. Benim ufak kız kardeş Şeyma evde idi ne oldu kız dedim gitmedin mi sen beni götürmediler abi dedi okuldan ve dershaneden dolayı hadi yaa dedim. Şeyma 14 yaşında 1,50 boyunda 40-45 kilo incecik bir kızdı ama harika bir fiziği vardı. Saat 18:00 da kemal geldi. Hoş geldin falan derken oturduk benim odaya geçtik. Kemal abi yaa dedi kızları almadığımız iyi oldu baksana senin ufak kız kardeşin evdeydi rezil olurduk falan dedi evet dedim. İçmeye başladık epeyi bir içtik saat 20:00’gibi içkiler bitti. Kemal abi dedi alayımı biraz daha yok olum dedim boşver. İnternette porno izlemeye daldık bu sefer epeyi bir azmaya başladık. Neyse oturma odasına geçtik Şeyma da rahat oturmak için altına beyaz bir tayt üstünde de derin dekolteli bir tişört vardı. Son hava bükücüyü koyduk gözlükleri falan taktık şeymaya abisi dedim kola getirirmisin tamam abi dedi getirdi önümde bir eğildi daha yeni gelişmeye başlamış memeleri direk aşşa off dedim bune izlediğim pornolar epeyi azdırmış zaten ufacık kız off off dedim. Kemal de gözlerini ayıramamıştı. O da azmıştı belliydi. Abisi dedim şu ses sistemini aç dedim açtı bir eğildi o minicik göt şahlanmıştı sanki delirmiştim kemalinde gözü şeymanın götünde idi tayt bütün hatlarını belli ediyordu. Neyse ben kodluğun en sağ köşesinde kemalde yanımda oturuyordu. Numaradan uyuyor numarası yapim dedim gözlükte gözümde anlaşılmıyordu. Neyse kemal abii dedi numaraya ses yok bende gene tıklattı ses yok sızdığımı zannetti. Şeyma dedi orda ne anlıyorsun yanıma gelsene 3D böyle izlenir ordan bişey anlamazsın tamam dedi Şeyma da kemalin soluna geçti. Filmden çok Şeyma ya bakıyordu iyice azmıştı yavaş yavaş sikini okşuyordu kotun üstünden Şeyma dedi abinin eşofmanlarından verebilir misin tamam dedi eşofman bulamamıştı lakersin uzun şortu vardı buyur dedi. İkisi ayakta idi Şeyma kemalin çeyreği idi iyice azmıştım deliriyordum. Şeyma oturdu izlemeye devam ediyordu kemal geldi. İpne boxeri çıkarmış bel altı yapmıştı şortu. Şeyma ya baka baka deli oluyordu. Şeymaya göstere göstere sikini okşuyodu şort yavaş yavaş aşşa doru iniyordu Şeyma göz altı bakıyordu. Şeyma dedi çok oluyom ama diğer oda da sigara var getirimisin dedi. Şeyma kalktı ardından kemal arkasından gitti. Şeyma dedi bana kızmıyorsun dimi dedi yok dedi abi ne demek. Hani önünde şeyimi kurcalıyorum ya sadece utanıyom abi dedi utanma kız dedi çıkardı enle istersen yok dedi enle kız dedi yok dedi oturma odasına geçip şeymaya bağırdım hemen koşarak geldi. Kulağıma abi kemal abi gitsin dedi ne olur tamam dedim. Yalandan sordu abi dedi kemal abi kalacak mı ona göre yatakları açacam yok gidecek dedim. Saat 22:00 olmuştu kemal hadi iyi geceler dedim ben sızar kalırım şimdi sende git eve sizinkiler de tek evde falan filan derken gönderdim. Şeyma abi dedi sana bişey anlatacam ama kızma dedi tamam anlat canım dedim o durumu anlattı vay ipne dedim. Neyse aferim dedim canım benim yanağından öptüm. Şeyma ufak geceliğini giyindi etek kısmı biraz miniydi yanıma geldi abi yatıcam bi isteğin varmı dedi kız bi masaj yap dedim heryerim ağırıyo tamam dedi. Sırtımı açtım yoğurmaya başladı yerim kız seni dedim minik minik masaja bak sen ne olmuşun böle abii büyüdüm ben dedi miniksin kız dedim ama abi dedi şakalaşıyorduk. Otur kız kıçımın üstüne öle yandan olmuyor oturdu başladı yoğurmaya yukarı ohh canısı dedim ellerine sağlık şimdide gövdemi dedim sırt üstü yattım başladı yoğurmaya canım dedim yerim senin ellerini öptüm elini abi şımartma beni dedi hareket ettikçe benimki şahlanmaya başladı. Şeyma durumdan istifade sordu abi dedi bişey diecem ama kızma dedi tamam dedim. Senin ve erkeklerin şeyi kalkıyor neden dedi anlattım bi kız yada bayanı sikmek istersen kalkar evet dedi anladım şimdi abi sen beni sikmekmi istiyorsun hemde çok dedim ama yapamam dedim neden dedi sen benim kardeşimsin olmaz tamam dedi. Neyse yattık saat 12:30 gibi yanıma geldi abi dedi derya ablam yok tek yatamıyom oda da yanında yatimmi dedi tamam dedim. Yattı benimki gene kalktı elim bacaklarında idi abii dedi çok merak ettim kimseye demem nasıl oluyor. Kızım kaşınma boşver dedim. Yattım bu sefer tamamen şeytan girdi içime yavaşça şorttan çıkardım 18 liği kalçasının etrafında gezdiriyordum yavaşça yorganı sıyırdım minicik götü karşımda idi. Şeyma dedim kalk ışığı aç bak senin istediğini gösterecem hemen kalktı. Açtı bi çıkardım üff one abi dedi kemalinkinden daha büyük yaa dedim böyle enlemek istermisn evet dedi yavaşca okşamaya başladı abi çok büyük bu evet dedim böyle olur zaten. Ağzına al em dedim başladı emmeye Şeymacım şimdi sıra bende korkma tamam dedim ne oldu dedi minicik vucudunu kucakladım yatağa yatırdım abi ne yapacan dedi yavaş yavaş soymaya başladım altta incecik kilodu vardı geceliği çıkardım göğüsleri minnacık deli gibi somurmaya başladım ohh ohhh diyordu ağabeycim ohh yavaşça aşağıya doğru indim minicik kiloda geldi yavaşca çıkardım minicik çizgi gibi am ohh çok tatlı kokuyordu abi dedi şimdi ne yapacan Şeyma cım dedim o minicik amını sikecem korkma tamamı dedim ama girmez dedi girer canımcım dedim deli gibi amını koparırmışcasına emiyor ısırıyordum altımda kıvranıyordu. bi benim boyun kiloyu düşünün bide onu ah biriciğim Amı çok ıslanmıştı artık Şeyma korkma dedim yavaşca sokacam tamamı bu aldın zevkin on katını alacan tamamı dedim tamam dedi yavaşca yüklendin girmiyor bidaha bidaha derken en az 5 dakikayı genişletme ile geçirdim sonra içine aldı vakum gibi çekti Şeyma ağabeyii acıyo çek dedi yok dedim korkma ağabeyii amım yanıyoo ayyy diyerek ağlıyordu alışsın şimdi geçer dedim yavaş git gellerle alıştırdım. abiymm ohh hımmm sokkk sik minicik kızkardeşinin amını ohh abım ohh kızkardeşin büyüdü sayende aylımda kayboluyordu soktukça şaklama sesi beni deli ediyordu. Hızlandım şeymada deliriyordu oh oh oh sik sik minicik amım her şeyim senin ağabeymm sik oh oh oh boşalcam dedim çıkardım bi boşaldım abım benimmm şimdi götüne gelmişti. Şeyma domal dedim minici K göt karşımda off one yvaşca yüklendim olmadı amındaki sıvıları döleeri her şeyi götüne getirdim yavaş yavaş yüklendim terden su olmuştuk git gellerler o küçük minik götteki yerini aldı benim ufaklık sokup çıkarıyordum delirmişti deli gibi boşalıyordu benimde işim bitmişti yattık. Sonra kız kardeşim derya ile olanlarıda yazacağım çok ama ççokkk olaylar geçti kızkardeşini paylaşmak isteyenler eklesin beni mesaj atsın...

18 Şubat 2014 Salı

Zenci adam götten sikişi bakire kizla yaşadi

Merhaba ben Kaan. 21 yaşındayım ve bu anlatacağım hikaye geçen sene doğum günümde başımdan geçti. Geçen sene doğum günüm için ailem beni halamın yanına İngiltere’ye göndereceklerdi. 2 hafta orada kalıp oraları gezicektim. Halam daha 35 yaşında bir bayan ve hiç evlenmedi. İngiltere’ye taşındığından beri çok nadiren TÜrkiye’ye gelirdi ve çok çekici bir bayandı. Halam beni de çok severdi. Sürekli telefondan yada bilgisayardan konuşurduk. Sürekli mini etekler ve dekolteler giyen harikulade bir bayandı. Biletim falan alınmıştı uçağa binip Londra’ya gittim ve halam beni havaalanında karşıladı. Sonra alıp beni evine götürdü yemek falan yedik sohbet ettik ardından uyudum. Ertesi gün halamın işi vardı ve kahvaltıdan sonra o gitmişti. Bana bir miktar para bıraktı her toz dedi. Ben de ilk önce bir duş almak istedim. Duşa girdim çıktım fakat havlu bulamadım. Halamın odasına girip biraz ortalığı karıştırdım ve çekmecede halamın seksi siyah iç çamaşırlarını gördüm. O kadar çok şey vardı ki, tangalar, g stringler, jartiyerler. Bir çok prezervatif ve dildo da vardı. Bunları görünce dizlerimin bağı çözüldü ve çok heyecanlanmıştı. Havluyu bulup direk banyoya koştum ve 31 çektim. Sonra dışarı çıktım biraz gezdim tozdum sorada eve geldim. Cumartesi günü halam dışarı çıkalım dedi. Peki dedim giyindik süslendik püslendik ve bir gece kulübüne gittik. Halam içeri girince herkes halama selam falan veriyordu. Gelip elini falan öpüyorlardı ki sanırım halam hep buralarda takılıyordu. Neyse içmeye başladık ve halam bir kadınla konuşup masamıza getirdi. Kadın tam bir ingilizdi sarışın ve renkli gözlü. Ama biraz olgun bir bayandı fakat vücudu halen yerindeydi. Üçümüz içmeye başladık ve ardından halam bara gidince İngiliz kadın dudağıma yapıştı ve öpüşmeye başladık. Halam gelince oho hemen açılmışız bakıyorumda falan dedi. Güldüm ve içmeye devam ettik. Ardından kadın kaldırdı beni ve dışarı çıkardı. Biraz daha öpüştük ve ara sokakta bana sakso çekmeye başladı. Ben aylardır sevişemediğim için fazla dayanamadım ve ağzına patladım. Ardından tekrar bara girdik ve halama bir şeyler söyledi ve beni öpüp gitti. Ardından halam beni dans kaldırdı ve biraz dans ettik fakat halam alkolün etkisiyle götünü bana yaslıyordu ve benimkini kaldırıyordu. sonra arkasını döndü ve sertleştin mi dedi evet dedim. Hadi eve gidelim dedi. Atlayıp taksiye eve gittik. Ben de sarhoştum o da sarhoştu ve eve girer girmez öpüşmeye başladık. Ardından yatak odasına geçtik ve üstündekileri çıkarmaya başladı. Bir yandan öpüşüyorduk. Sonra beni yatağa uzattı ve öperek sikime doğru gitti. O kadın bana ne dedi biliyor musun dedi. Ne dedi dedim sikinin çok büyük olduğunu söyledi dedi ve sikimi açıp evet gerçekten büyükmüş dedi ve gülerek ağzına alıp sakso çekmeye başladı. Güzel bir saksonun ardından tekrar beni öptü ve yatağa domaltıp arkasına geçtim. Götümü sik diye inliyordu ben amını yalarken. Halamın güzel amını yalarken bir yandan da ıslattığım göt deliğini parmaklıyordum. Götünü güzelce parmakladıktan sonra üstüne çıktım ve sikimi göt deliğine bastırdım. Rahatça girdi ama canı yanıyordu. Daha önceden de götünün sikildiği belliydi. Güzelce götünü sikmeye başladım. Sonra daha da sertleştim ve daha sert vurduruyordu. Halam iki defa boşalmıştı. Ben de fazla dayanamadım ve götünün içine tüm döllerimi boşalttım. Ve öperek yatağa uzandım halam o gün seks oyuncaklarını kullanarakta seviştik ve halam benim orospum oldu 2 hafta boyunca. Bu sene yine yanına gideceğim ve bu sefer bir aylığına.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Götten sikişirken kayganlaştirici kullandim

Adım Funda. 27 yaşındayım, evliyim, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla, ben üniversite sınavlarına hazırlanmak için dersaneye giderken tanıştım. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarım çöpe atıldı, kısa sürede evleniverdik. Ve gerdek gecesinden itibaren, benim anlayışlı olgun erkeğim kayboldu, daha doğrusu maskesini çıkardı, yerine cahil, kaba, hödük, aşırı kıskanç bir koca tipi geldi oturdu. Nişanlılık döneminde (Prensesim! Yavrum!) diye etrafımda dolanan adam, daha ilk gece, benim korkularıma, kendimi kasmama, çırpınmalarıma hiç aldırmadan, üstümdeki gelinliği parçalayarak soydu beni. Çıplak, körpe, el değmemiş bedenime sapık bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çıkan, tıknaz, aşırı kıllı vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kızın üstüne adeta saldırıp debelenmeye başladı... Muradına erip, ter su içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiğinde, ben bacak aramdan yatağa süzülen bekaret kanımla, yanaklarımdan yastığa süzülen göz yaşımla, kasıklarımdaki acı ve korkunç pişmanlığımla tavanı seyrediyordum. Başımı yan tarafa çevirdiğimde yerde paramparça edilmiş gelinliğime ilişti gözüm. İçimdeki pişmanlık kasıklarımdaki sancıyı bastırdı, (Tanrım, ben ne yaptım?) dedim kendi kendime. Ve bugüne kadar, nerdeyse 10 senedir bu cümleyle yaşadım, (Ben ne yaptım?). Geriye dönmek yok, babam kapıyı bile açmaz. İleriye gitmek yok, lise diplomasıyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasıl bir yaşam kurabilirim? Bunca sene bir bitki gibi bu adamla evlilik yaşadım. Akşamları içki sigara kokularıyla, genelde alkollü eve gelişi. Üç beş, kendi ilgi alanından, benim umursamadığım konuşmaları. Yatağa girişi. Kıllı göbekli, iğrenç gövdesiyle üstüme çıkışı. Ve öpüşmesiz okşamasız, kısa süren bir seks. Kendisi boşalır, yana devrilip horlamaya başlar. Ya aşırı derecede kıskançlığına ne demeli? Suçum genç ve güzel olmak. Dışarı çıkmak yok, arkadaş aile görüşmesi yok, perdeler kapalı, alt kattaki kiracılarla sınırlı ilişki, tam bir esir hayatı. Çocuğumun olmamasını da başıma kaktı her fırsatta. Bense hiç üzülmedim buna. Dünyaya kocam gibi bir yaratık daha getirmektense, çocuksuz yaşamak daha iyidir diye düşündüm. Bunları neden anlattım? Tolga ile, alt kattaki kiracıların 20 yaşındaki genç oğluyla yaşadığım ilişkiye mazeret aramak için mi? Evet! Fakat gerçek bunlar, mazeret değil. Kocamla aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı, beni anlasaydı, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydı, bunları, bu ilişkiyi yaşar mıydım? Sanmıyorum! Peki pişman mıyım? Kesinlikle hayır! Pişman değilim! Tolga, bu genç, yakışıklı, güçlü adam, bana hayatı, yaşamayı, seksi, doyumu, tatmin olmayı, orgazmı, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öğretti çünkü. Hiç de pişman değilim. Aksine çok mutluyum! Her şey bundan 2 yıl önce başladı. Kocam iş için üç günlüğüne başka nir şehire giderken, binbir tembihle beni koca evde yalnız başıma bırakmıştı. Can sıkıntısından ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiğim alt kattaki kiracılarımız da köye gitmişlerdi... Akşamın geç saatinde kapı çalındı. Çekinerek gözetleme deliğinden baktım, alt katta oturan ailenin genç oğlu Tolga kapının önünde duruyordu. Yakışıklı güleç yüzünü gördüğümde içim cız etti. Çok seviyordum onu. Hoş sohbeti, güleryüzü, candan tavırları etkiliyordu beni. Merakla kapıyı açtım. Tolga çekingen bir tavırla, “İyi akşamlar Funda abla, rahatsız ettim, ama bizimkiler yoklar, bu saate kadar gelmediler. Nerede olduklarından haberin var mı acaba?” dedi. Ailesi sabahtan apar topar köye gitmişti, bir akrabaları vefat etmişti. Anlattım, “Sana not bırakmışlardı, görmedin herhalde?” dedim. “Görmedim Funda abla. Rahatsız ettim, iyi akşamlar...” dedi. Gitmesini istemiyordum, canım korkunç sıkılıyordu. Atıldım, “Gel Tolga, ben de çay demlemiştim. Bir bardak çay iç, öyle git!” dedim. “Yok Funda abla, rahatsız etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda işim vardı. Teşekkür ederim!” dedi, gitti. Kös kös ardından baka kaldım. Sonra kapıyı kapatıp içeriye salona, yalnızlığıma döndüm. Amaçsızca odalarda gezindim. Ruhum sıkılıyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardı sanki. Soyundum, kendimi yatağa attım. Her zaman yaptığım şeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okşamaya başladım. Gözlerim kapalı, bir elim külodumun içinde, diğer elim göğsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum... Bu akşam hayal kurmak da kolaydı. Fantazilerimin her zamanki kahramanı Tolga az önce kapımdaydı. Onun gitmediğini, içeriye girdiğini, öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayal ettim. Tolga bana sarılırken, ben de kollarımı sımsıkı kendime sardım. O hayalimde meme uçlarımı emerken, ben iki meme ucumu da dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında sıkıştırıp ovaladım. O hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarımın arasına girip beni becerirken, benim iki elim de külodumun içine daldı, am dudaklarımı sıkıştırıp orta parmağımı içeriye saldım. Kendimi okşaya okşaya, amımı parmaklayarak kıvrandım soğuk yatağımın içinde. İnleye inleye boşaldım. Üzerimde bir tek ıslak külotla, çıplak vaziyette, soluk soluğa sırt üstü yatıp tavana bakarken (Hayat mı bu?) diye düşündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okşaya okşaya. Yalnız. Kimsesiz. Yaşlı, anlayışsız, kıskanç, despot kocayla. Yine dört duvar üstüme kapanmaya başladı. Kendimi mezarın dibinde hissedip bunalıyordum. Nefes alamıyordum. Aklıma Tolga geldi sonra. O da alt katta benim gibi yalnızdı. Çay. Öyle ya. Çay demlediğimi söylemiştim ona. İçeri gelmemişti. Ben gidip kapısını çalsam? Çayı ona götürsem? Seks falan aklımda değil, zaten az önce hayalimde onunla sevişip boşalmışım. İnsan gibi iki sohbet etsem? Yalnızlığımı gidersem? Sonunda dayanamadım. Kalktım, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir elbise geçiriverdim. Makyaj aynasında kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle. Gardrobun boy aynasında kendime bir baktım. Güzel olmuştu. Kocamın dışarıda giymeme izin vermediği, ev içinde kullandığım, eteği diz üstünde, yakası biraz dekolte elbiseyi seçmişim nedense. Mutfağa gittim telaşlı adımlarla, demliği ve bardakları bir tepsiye koyup, doğru aşağıya indim. Zile bastım. Tolga açtı. Çekine çekine, “Çay demledim, ama evde hiç şeker kalmamış Tolga. Sizde vardır, beraber içelim diye geldim, tabii rahatsız etmezsem?” dedim. Üzerinde eşofmanlar vardı, beni içeriye davet etti, “Gel abla, rahatsızlık ne demek? Ben üzerimi değişeyim sen çayı koyana kadar...” dedi. “Gerek yok canım, akşam saati giyimin önemli değil, rahatsız olma!” dedim. İçeriye girdim. Salonda sehpanın üzerine tepsiyi koyarak çayları hazırladım. Tolga da şekeri getirdi. Televizyonu açıp çayımızı içmeye, sohbet etmeye başladık. Söz dolandı, yalnızlığımıza geldi, “Ahmet abi yok galiba evde?” dedi. Adını duymak bile keyfimi kaçırmaya yetmişti. “Yok, o da iş için gitti, birkaç gün gelmeyecek...” dedim. Sonra dayanamayıp ekledim, “Zaten olsaydı da fark etmezdi, sürekli içkili oluyor, sızıp kalıyor. Ben de yalnız kalıyorum hep böyle...” dedim. Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben? Yanaklarım kızararak Tolga’ya baktım, anlayışlı sevecen bakışlarla bakıyordu bana. Başını iki yana sallayıp duruyordu, gözlerinde bana acıyan bir ifade vardı. Köşede duran bilgisayar dikkatimi çekmişti. Konuyu değiştirmek, tehlikeli sulardan uzaklaşmak için bilgisayarı bahane ettim. Bir iki soru sordum, bilmediğim birkaç şeyi açıp gösterdi bana. Öyle hoşuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmaları, saatlerce dinleyebilirdim onu... İnterneti açıp bir iki site gösterirken, yanlışlıkla daha önce açtığı porno sitesi beliriverdi ekranda. Çıplak kadınlar, erkekler, her şeyleri meydanda sikiş resimleri kaplayıvermişti ekranı. Telaşla yüzü kızararak kapatmaya çalıştı açılan resimleri. “Şey, virüs girdi galiba abla...” diye kekeliyordu bir yandan. Ben de utanıp başımı çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kız gibi utanmıştım en az onun kadar. Kalkıp gitsem mi diye düşündüm bir an, sonra vazgeçtim, Kukumav kuşu gibi tek başıma oturamazdım evde. Bilgisayarı kapatıp geniş kanepede sessizce, yanyana oturduk. Neden sonra sessizliği Tolga bozdu, “Funda abla, özür dilerim. İnan bilerek yapmadım...” dedi. Tüzüne baktım. Yakışıklı, güzel yüzüne. Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana. Elimi uzatıp elinin üzerine koydum, teselli etmek isteyerek, “Üzme kendini Tolga’cım. Gençsin, bekarsın. Normal böyle şeyler!” dedim. Sanki ben çok tecrübeliymişim, çok şey biliyormuşum gibi. Bunu söylerken elinin sıcaklığı elimi yaktı adeta, hızla çektim elimi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. O elektrikli hava bir türlü dağılmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım. Kalktım, çayları tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardağını uzatırken, o da elini uzatınca elime çarptı, sıcak çay bardağı olduğu gibi kucağına devrildi. Canı yanarak ayağa fırladı. Eşofmanın önü çay olmuş, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koşturdu. Ben de üzülmüştüm çocuğun canı yandı diye. İlk şaşkınlığımın ardından hemen arkasından seğirttim yardım amacıyla. Banyonun kapısını açıp içeriye daldım. “Tolga, canın yandı mı, nasıl oldun?” diye sorarken, eşofmanın altını çıkardığını ve küvetin içinde duş hortumuyla kasıklarına su tuttuğunu gördüm... Ağzım açık, donup kalmış onu izliyordum. Kaslı bacaklarının arasında kalın ve uzun bir yarağı vardı. Tabi insan ister istemez, evde kocamın yıllardır içime sokup durduğu şeyle bu güzel yarak arasında karşılaştırma yapıyor. Ben de yaptım. Kocamın minik, kara kuru sikini bunca senedir yarak niyetine içime almıştım. Ama şu anda karşımda pespembe, kocaman başıyla, damarlı gövdesiyle bakılası, öpülesi, içime sokulası bir yarak, beni kışkırtırcasına bana bakıyordu. Tolga da donup kalmıştı. Yarağını gizlemeyi, örtmeyi akıl bile edememişti. Malı meydanda, elindeki ucundan su fışkıran duş hortumunu unutmuştu zavallım, sular yerlere akıyordu. Ne yapacağımı bilemedim ilk anda. Donup kaldım ben de. Ama sonra içimdeki kadınlık hormonları dürttü. Hipnotize olmuş gibi birkaç adım attım gözümü yarağından ayırmadan. İkimiz de konuşmuyor, birbirimize bakıyorduk. Yanına yaklaştım. O da küvetten çıkıp bana geldi aynı şekilde. Aramızda bir karış mesafe vardı sadece. Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti. Dudaklarım titriyordu. Gözlerimi, onun uzun kirpikli mavi gözlerinden, etli dudaklarından ayıramıyordum. Nefes alamıyordum. Dudaklarımı araladım soluk almak için. Tolga titrek bir sesle, “Funda abla...” dedi... Gözleri dudaklarımdaydı. İstekle aralanan, arzuyla titreyen ıslak dudaklarımda. Eğildi, öptü dudaklarımdan. Bir anda birbirimize sarılıverdik, vahşice öpüşmeye başladık. Sımsıkı kucaklamıştı beni, altı çıplak vaziyette, sertleşmiş yarağı ince etekliğimin arasından kasıklarıma batıyordu. Dakikalarca öpüştük. Dili dudaklarımı okşuyor, nefes almak için açılan ağzımdan içeriye sokup dilimle buluşuyor, beni delirtiyordu. Bana sarılmayı bıraktı. Dudaklarını ayırmadan eşofmanın üzerini çıkardı. Tekrar sarıldı. Ayakta, kollarında eriyordum adeta. Çırılçıplaktı. Kaslı vücuduna sımsıkı bastırıyor, ince kumaşlı elbisemin üzerinden yarağının sertliğini kasıklarımda duyumsuyordum. Dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Anladı ne halde olduğumu, kollarıyla tüy gibi tutup kaldırdı beni, kucaklayıp içeriye, salona götürdü. Öpüşmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuğun üzerine yavaşça bıraktı beni. Bırakırken de çıplak vücuduyla üzerime çıktı. Elbisemin incecik kumaşından onun çıplak gövdesinin ağırlığını, yarağının sertliğini, yakan sıcaklığını hissediyordum. Bir kolunu boynumun altından geçirmiş, yastık yapıp, vahşice dudaklarımı emerken, diğer elini elbisemin eteğine götürdü... Bacaklarımı yavaş yavaş, okşaya okşaya eteğimin altında ilerlemeye başladı eli. Baldırlarımı, bacaklarımın içlerini, külodumun üzerinden amımı okşadı uzun uzun. İçimde volkan kaynıyordu sanki. Lavlar boşalıyordu, külodumun ıslandığını hissediyordum. Ateş gibi parmaklarını aradan sokup amımı avuçladığında, dudaklarının içinde zevkle inledim. Nefes alamıyordum, “Ohhh! Tolga! Tolga...” diyebildim. “Funda abla çok güzelsin. Harikasın. Seninle sevişiyorum, hep hayallerimde olduğu gibi. İnanamıyorum buna!” deyip, aç dudakları her yerimde, dudaklarımda, yanaklarımda, kulak memelerimde, gerdanımda dolaşıyordu. Bir yandan dudakları, bir yandan klitorisimi ve amımı okşayan parmakları bitiriyordu beni. Yağ gibi eriyordum kollarında... Öpmeyi bıraktı. Doğruldu. Ne yapacak diye beklerken, elbisemin önündeki düğmeleri çözmeye başladı. Sabırsız parmakları titreyerek düğmeleri tek tek açtı. Elbisemin önü tamamen açılmış, dantel sütyenim ve külodum meydana çıkmıştı. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakışlarla süzdü bir an. Dayanamadım, kalkıp koltuğun üstünde diz çökerek elbisemin kollarını sıyırdım, çıkarıp kenara attım. Sütyen külot kalmıştım. Hızla atıldı, dudaklarıma yumulurken, ellerini arkama, sütyenin kopçasına götürdü. Sabırsızca, koparırcasına açtı sütyenimi, memelerimi meydana çıkardı. Sütyenin baskısından kurtulan memelerim, sertleşmiş uçlarıyla onu davet ediyordu sanki. Hayran bakışlarının altında mutlulukla kıvrandım. Kocamın pek ellemediği memelerim halen genç kız sertliğinde ve dikliğindeydiler. Eğilip önce birini, sonra diğerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudakları birinin ucunu kavrayıp emmeye başladığında kendimden geçtim adeta, başını tutup arkaya devrildim. Genç erkeğimi kendime çektim. Şimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu. Beynimde şimşekler çakıyordu sanki. Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayılıyor, kendimden geçiyordum. Bir bacağı benim üstümdeydi. Yarağı kalçalarıma değiyor, ben buradayım dercesine bedenime batıyordu. Bir mememi bırakıp diğerine saldırıyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarının arasında sıkarken vantuz gibi ağzının içine tamamını almaya çalışıyordu. Bense altında kıvranıp duruyordum deli gibi... Göğsümü emen dudaklar aşağıya indi. Karnımı, göbeğimi tavaf etti. Dudaklarının yanı sıra diliyle ıslak bir iz bırakıp aşağıya yöneldi. Hiç yaşamadığım şeylerdi hissettiklerim. Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyordu. Üzerimde kalan tek giysi olan külodumu okşarcasına sıyırdı bacaklarımdan. Ve dudaklarını ellenmemiş amımın üzerinde hissettim. Sıcacık. Islak. Amımı yeni temizlemiştim. Sanki onu bekler gibi pırıl pırıl, kaymak gibi yapmıştım. Ve şimdi Tolga kaymağımı yemekle meşguldü. Amımın dış dudaklarını aralayıp diliyle boydan boya gezindi amımda. Dilinin ucu bızırıma değdi, ben yerimden zıpladım. İnanılmaz bir zevk, bir şehvet dalgası sardı her yanımı. Bızırımı yaladı, emdi uzun uzun. Sonra dilini aşağıya indirdi, parmaklarıyla amımın dış dudaklarını aralayıp içime soktu. Islak ve sıcak dilini olabildiğince içime gömdü. Hava almaksızın dudaklarını kapattı amıma. Amımı emerken dilini içeride oynata oynata içimi okşuyordu. Bu arada ıslak parmağıyla klitorisimi okşarken, diğer elinin bir parmağı arka deliğimi yoklamaya başladı. İşte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde. Tüm vücudum kasılmaya, dalgalanmaya başladı. Halen sıcak dili amımdaydı. Parmaklarını kalçalarıma geçirmiş, kaçıp kurtulmamı engellemek istercesine sıkıyor, beni hareketsiz bırakmaya, dilinin verdiği zevki devam ettirmeye çalışıyordu. Öyle bir orgazm yaşıyordum ki, kendimi ölmüş, bulutların üzerine çıkmış gibi hissediyordum adeta. Kalçalarım yatağı dövmeye başlarken, amımı emmeyi bıraktı, yukarıya çıktı. Elleri memelerimi sıkarken, dudaklarını benim nefes almaya çalışan açık dudaklarıma kapattı. Ölüyordum zevkten. Durmaksızın inliyor, kısık çığlıklar atıyordum, “Oohhhh Tolga! Dayanamıyorum Tolga! Ölüyorummm! Ne yaptın bana sen? Nasıl zevk bu? Erkeğimm! Aşkımm! Ooohhhh!” diye. Neden sonra sarsıntılar hafifledi, azaldı, sona erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nın kollarına bıraktım. Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde. Halen, su içinde kalmış ıslak amımı okşayan elinin üzerine elimi koydum minnetle. Gülümsedim. O da, “Öyle güzelsin ki Funda abla!” dedi hayranlıkla. “Teşekkür ederim! Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım. Hayatımda bir erkekle yaşadığım ilk gerçek orgazmım bu benim!” dedim. Gözleri açıldı, bana baktı, “Nasıl? İnanmıyorum sana, Ahmet abi hiç...?” dedi. “Ahmet abin hiç böyle yapmamıştı. Böyle sevmedi beni hiç. Ahmet abin her zaman içime girer, birkaç git gel yapar ve sonra kendi boşalır, beni düşünmeden uyur sızar kalır!” dedim. Sonra elimi uzatıp yarı kalkmış durumdaki sikini okşadım ve utanarak ilave ettim, “Değil senin yaptığın gibi amımı yalamak emmek, adamakıllı sevişmedi bile!” dedim. Okşamalarım yarı kalkık sikini sertleştirmiş, dimdik olmuştu. Kıvrandı, “Sen de yalamak ister misin Funda abla?” dedi çekingen bir tavırla. İstediğini yapmayacağımdan, tersleyeceğimden korkar gibiydi. Gülümsedim, “Hiç yapmadım bunu Tolga. Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aşkım! Ne istersen yaparım senin için!” dedim. Doğrulup dudaklarından öpmeye başladım, gezine gezine boynuna, göğsüne, sert karnına kadar indim. Kasıklarına başımı eğdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktım. “İlk defa yapıyorum bunu! Beceremezsem sen yönlendir beni!” diyerek, dilimi çıkarıp ucuyla boydan boya yaladım sikini... İyice sertleşmiş, damarları parmak gibi kabarmıştı ellerimin arasında. Dilimin ucunu kabarmış kan damarlarında, yumruk gibi başında, şapkasının kenarlarında gezdiriyordum ıslak ıslak. Eğildim, aşağıya indim, taşaklarını dudaklarımın arasına alıp emer gibi yaptım. Kıvranıyordu ben bunları yaptıkça, inliyordu. Yukarıya çıktım. Ağzımı kocaman açıp sikinin iri başını ağzımın içine almaya çalıştım. Dişlerim canını yaktı sanırım, inledi. Ona kısık sesle, “Özür dilerim aşkım, ilk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyorum. Kusura bakma.” dedim. “Önemli değil Funda abla. Ben de şimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviştim sadece. Hiçbir kadın da bunu yapmamıştı bana. Sikimi ağzına alıp emen olmadı şimdiye kadar. Devam et sen!” derken parmakları saçlarımın arasında dolaşıyordu. Bu beni daha da ateşledi. Dudaklarımı daha da açıp ağzıma aldım sikinin başını. Şapır şupur bebek emziği gibi emmeye, dilimle içimde yalamaya başladım. Tolga da başımdan tutup kendine bastırıyordu. Böylece koca siki ağzımın içinde kaybolmaya, yavaş yavaş ağzımın derinliklerine kadar girmeye başladı. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kısılmış gözlerinden gözlerimi ayırmadan işimi yapıyor, onun yönlendirmesiyle sikini sonuna kadar ağzımın içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalıyordum. Belki bir 10 dakika böyle emdikten sonra kasılmaya başlamıştı ki, birden kalktı yerinden, beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikini tekrar ağzıma soktu. Başım iki dizinin arasındaydı. Saçlarımdan tutup sonuna kadar kendine çekti. Dudaklarım kasıklarına değdi. Nefessiz kalmıştım. Başımı sallayıp kurtulmaya çalıştım. Sikinin kafası bademciklerime değiyordu, boğazımdan içeriye girmişti sanki. Saçımdan tuttuğu parmaklarıyla başımı geriye çekti, nefes almamı sağladı, sonra tekrar gömdü. Kalçalarını ileri geri oynatıyor, ağzımı siker gibi gidip geliyordu. “Ohhh Funda ablaaa! Harika emiyorsun! Delirtiyorsun beni! Aaahhhh! Harikaaa!” diye feryat ediyordu bir yandan da. Benimse cevap verecek halim yoktu. Ağzımın içinde kocaman bir yarakla nefes alamadan ağzımdan sikiliyordum. Tam boğulacak gibi olduğum anda sikini ağzımdan çıkarıyor, bir parça nefes almamı sağlıyor, sonra tekrar sikini ağzıma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarına sarmış, tırnaklarımı kabalarına geçiriyordum. Ama tırnaklarımın acısı bile engel olmuyordu erkeğime ve beni ağzımdan sikmeye devam ediyordu... Sonunda kasılmaya, döllerini ağzımın içine püskürtmeye başladı. Kaçmak istedim, bırakmadı. Döllerinin son zerresine kadar ağzıma, boğazımdan içeriye boşalttı titreye titreye. Baskıyı hafifletmişti. Ben de olan oldu diyerek tadı pek hoşuma gitmese de yarağını emdim, son damlasına kadar döllerini boşalttım. Ağzıma boşalmaktan mest olmuştu. Koltuğun üzerine devrildik ikimiz de. Nefes nefese kalmıştık. Kenarda duran elbisemi alıp ağzımın kenarından taşan dölleri temizledim bir güzel. Çırılçıplak uzandık öylece. Elini uzatıp elimi tuttu, “Hiç böyle bir an yaşamamıştım!” dedi. Elini sıktım minnetle, “Ben de aşkım. Ben de!” dedim. Kesik kesik konuşmaya başladık kendimize geldiğimizde. “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarırım sana! Eğer bahsetmezsen erkeğim olursun, her zaman yaşarız bu zevkleri! Kocamla bunca senedir yaşadığım seks değilmiş meğer, beni sen doyurursun bundan sonra! Ben de seni doyururum!” dedim. Eğilip öptü beni, “Deli misin Funda abla? Bu zevki yaşamak için ne istersen yaparım. Başkasına anlatır mıyım hiç?” dedi. Sımsıkı sarıldım ona, “Keşke daha önce yaşasaydık bu zevkleri! Nelerden mahrum kalmışım meğer! Becerikli erkeğim! Tatmadığım zevkleri tattıran erkeğim! Bundan sonra kocam sensin! Erkeğim benim!” dedim. Yine sertleşmişti siki, bacaklarıma değiyordu taş gibi. Dudaklarımdan öptü, “Ama daha sikmedim Funda abla! Amını yaladım sadece! Artık seni sikmek istiyorum! Döllerimi amına boşaltmak istiyorum! Hadi yukarıya, sizin eve çıkalım. Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!” dedi. “A-aa Tolga, konuşma böyle Sikli Amlı falan! Terbiyesiz!” dedim gülerek. Ama hoşuma gitmişti böyle konuşması. Elimi aradan uzatıp sertleşen sikini kavradım. Taş gibiydi. “Hımmm, demek beni kocamın yatağında sikmek istiyorsun ha? Kocamın beni siktiği yatakta? Ahlaksız seni! Hadi o zaman yukarıya çıkalım, sik beni güzel güzel! Bu koca sikini sok amıma!” dedim. İkimiz de heyecanlanmıştık. Ateşimiz tekrar yükselmişti. Kalktım, külot sütyenimi alıp giymek için davrandım. Elimi tuttu, “Hayır, giyme Funda abla. Öyle gel, çırılçıplak!” dedi. Binada ikimizden başkası yoktu. Üçüncü kat boş duruyordu. Kıkırdadım, “Delisin sen Tolga! Çılgınsın! Hadi o zaman, gidelim!” dedim. Beni kolumdan tuttuğu gibi, elimizde giysilerimizle dışarıya çıktık. Daha merdivenlerden çıkarken oramı buramı ellemeye, öpmeye başlamıştı bile. Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaşıyorduk. İyice sertleşen siki bacaklarının arasında sallanıp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çılgın hareketlerinden. Bizim dairenin kapısına geldik. Heyecanla anahtarımı anahtar deliğine sokmaya çalışırken, Tolga arkamdan yaklaşıp yarağını bacak aramdan sokmuş, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapıyı zar zor açtığımda hemen içeriye girmedi, sırtımı kapıya dayayıp üzerime abandı kaslı gövdesiyle. Öpmeye başladı. Ellerimi yukarıda birleştirmiş vücudunu vücuduma bastırıyor, hareket etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasıklarıma dayanmış baskı yapıyordu. Hoş, zaten pek kaçmak istediğim de yoktu ya! Uzun uzun öpüştük. Önümde onun kaslı bedeninin ateş gibi sıcaklığı, sırtımda çelik kapının soğuk serinliği. Deli oluyordum zevkten... Ve neden sonra kapıyı kapatıp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamıza götürdüm. Yatak odam herzamanki gibi gayet düzenliydi. Oldukça geniş bir yatağımız vardı. Etrafına bakınıp duran Tolga’ya sarılıp dudaklarına yapıştım. Karşılık verdi. Öpüşürken nefesimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarımı çekerken, diğer eli sırtımda, kalçalarımda dolaşıyor, kendine sımsıkı bastırıyordu beni. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmıştı. Alevler içinde yanıyordum. Dudaklarımı çekip inledim, “Tolga, bu gece seninim! Bu gece kadınlığımı yaşat bana!” diye. Beni öpe öpe yatağın kenarına kadar götürdü. Öpmeyi bırakmadan üzerime eğildi, beni yatağa uzattı boylu boyunca. Bunca senedir kocam yanımda horlarken ağladığım, kendimi tatmin ettiğim yatağımda, genç bir erkeğin altına yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nın tüm bedenimde dolaşan dudakları elleri bitiriyordu beni. “Hadi Tolga, içime gir artık! Dayanamıyorum, seni içimde istiyorum!” diye inledim. Bacaklarımı araladı, dizlerinin üstünde yaklaştı. Sikini tutup başını ıslak amımın kapısında, dudakları üzerinde dolaştırdı. İnledim. Kalçalarımı oynatarak kıvrandım, “Hadii, sok artık!” dedim. Kırmadı beni. Yavaşça yüklendi. Ama girmedi hemen. Tüm ıslaklığına karşı amımın girişi zorluk çıkarıyordu kocaman yarağına. Biraz daha ıslaklığımı okşadı, yarağının başını ıslattı sularımda. Sonra tekrar bastırdı. Başı girmişti içime. Durdu. Bekledi. Tekrar ittirdi. Yavaş yavaş koca sikini gömüyordu amıma. İnanılmaz bir zevkti yaşadığım. Kendimi kaybediyordum zevkten. “Aaahhh!” diye inledim. “Beğendin mi Funda abla? Sikim zevk veriyor mu?” diye sordu. “Deli misin? Zevk de laf mı Tolga? Çok güzelll! Kocamın pipisine alıştı amım, senin koca sikin kudurtuyor beni, zevkten ölmek üzereyim!” dedim. Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amıma girdi bir anda. Boynuna sarılıp tüm vücudumla yapıştım ona. Bacaklarımı beline sardım. Bacaklarımın arasında koca bir et parçası vardı ve beni zevkten, şehvetten öldürüyordu bu kalınlık. Kıpırdanmaya, amımın içinde gidip gelmeye başladı yavaş yavaş. Nefesim kesiliyordu zevkten. Boynuna dişlerimi geçirip tısladım, “Ohhhh! Harikaaa! Mmmm! Çok güzel! Hadi hızlan aşkım! Sik beni!” diye. “Hemen değil Funda abla... Seni yavaş yavaş sikecem! Kocanın yaptığı gibi sikimi sokup çıkarıp boşalmayacağım sana! Tadını çıkaracaksın yarağımın! Sikilmenin, seks yapmanın ne demek olduğunu öğreneceksin bu gece Funda abla!” dedi nefes nefese kulağıma. Biraz hızlanıyor, biraz yavaşlıyor, gelecek gibi olduğunda durup bekliyordu. Böyle yapınca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaş yavaş kendini geriye çekiyor, sonra hızla, bir anda köküne kadar yarağını içime sokuyordu. Sikinin başının ta diplerime değdiğini, koç başı gibi zorladığını hissediyordum. Amımın diplerinde hissettiğim sertliğinin okşamaları beni benden alıyor, kıvranıyor, kendimi sağa sola atıyordum. Kalçalarımı çalkalayınca da daha kötü oluyor, koca siki amımın içinde her yerime değiyor, çıldırtıyordu. Amıma her vuruşunda zevkin yanında acıyla inliyordum. Kocamın hiç değmediği yerlerime değiyordu yarağı... Ve bir yarak içimdeyken hayatımın ilk orgazmını yaşadım, kendimden geçtim. Bacaklarımı sımsıkı kalçalarına sarmış, indirip kaldırıyor, kalçalarım yatağı dövüyor, haykırıyordum. İnanılmazdı yaşadığım şey. Dakikalarca sürdü bu zevk. Kendimden geçtim bir süre. Neden sonra kendime geldiğimde Tolga halen içimde, bacaklarımın arasındaydı ve gidip geliyordu yavaş yavaş. Tekrar inlemeye başladım. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye başladım. Tolga da sona yaklaşmak üzereydi... Tam bu esnada telefon çaldı. İkimiz de durup yatağın yanındaki telefona baktık. Hemen açmadım. Telefon birkaç defa çalana kadar soluğumun düzelmesini bekledim. Konuşabilecek hale gelince elimi uzattım, ahizeyi kaldırdım. Telefonun diğer ucunda kocam vardı. Sorun var mı, her şey yolunda mı diye aramış. Bu arada Tolga da içimden çıkmamış, üzerime uzanmıştı. Bacaklarımın arasında genç bir erkek, yarağını amımın dibine kadar sokmuş vaziyette, uykudan uyanmış sesimle kocama cevap verdim, “Aloo?” diye ve konuşmaya başladık. “Erkenden uykum geldi kocacım. Uyuyordum...” dedim. Ben kocamla konuşurken, Tolga içimde milim milim sikini oynatıyor, yavaş hareketlerle gidip geliyordu amımda. Ağzımı kapatıp zevk inlemelerime engel olmaya çalıştım kocama cevap verirken. Garibim, benim başka bir erkeğin altında sikiştiğimden habersiz, beni soruyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni. Kocamla konuşurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakışıyorduk. Zevkten gözlerimiz kısılmıştı. Dudaklarımızda bir gülümseme. Kocam uzun uzun bir şeyler anlatırken telefonun ahizesini elimle kapatıp, Tolga’ya fısıldadım, “Memnun musun aşkım? Telefonda kocam var. Ve sen karısını sikiyorsun!” diye. Tolga inledi sessizce, “Ohhh! Evet Funda abla. Öyle güzel ki, Ahmet abinin karısını sikiyorum yatağında! Altımda zevkten inletiyorum! Haberi yok pezevengin!” diye fısıldadı. Boynuna sarılıp, omuzunu dişledim. “Erkeğim benim! Sikemeyenin karısını sikerler! Hadi sik beni! Güzel güzel sik! O koca yarağınla sik Ahmet abinin karısını! Ohhh! Sok yarrağını bana!” diye fısıldadım. Kocam halen anlatıyordu telefonda. Arada ahizeyi kapatan parmaklarımı kaldırıp, (Hı… hı… evet… hayır…) diye cevaplıyordum onu. Özlediğini söyledi sonunda. “Ben de seni çok özledim kocacım! Yalnızlık zormuş! Bir an önce gelsen keşke! Burda, yatağımızda yalnız yatıyorum, sensiz! Gelsen de sevişsek!” dedim cilveli cilveli. Sanki gelse yapacağımız şeyin adı seksmiş gibi. Vedalaştık, “İyi geceler karıcım, kendine iyi bak!” dedi, kapattı telefonu. Bense ahizeyi elimden fırlatıp attım, içimde gidip gelen Tolga’ya sımsıkı sarılıp kalçalarımı çalkalamaya başladım, amımda hareket edip duran sikini daha çok hissetmeye çalıştım. Tolga’ya, soluk soluğa, “Duydun mu? Kendime iyi bakacakmışım!” dedim. Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amıma abanırken yanıtladı beni, “Merak etme Funda abla, ben sana iyi bakarım!” dedi. Demin telefonda konuşurken biraz yavaşlatmıştık hızımızı. Ama konuştuğumuz hayasız, ar damarı çatlamış sözcüklerin etkisiyle delirmiştim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmış ve zevke gelmişti. Sona yaklaşmıştık ve üzerime uzanmış, son darbeleri vuruyordu. Boşalmak üzereydim. O da geleceğimi hissetmiş, hızlanmıştı iyice. Ve son hamlede öyle bir yüklendi ki, kendini kastı, odanın içini dolduran inlemelerle aynı anda ben de kasıldım. Birbirimizi öylesine sımsıkı sarmıştık ki, ikimiz de birbirimizin kolları arasında titreye titreye boşalıyorduk. Döllerinin sıcaklığını amımın diplerinde hissediyordum. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım. Bir süre içimde öylece kaldı. Amım sikini sarıyor, içimde yeni yeni küçüldüğünü hissediyordum. İçimden çıkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarımın arasında boylu boyunca uzanıyordu üstümde. Nefeslerimiz sonunda düzene girdi, sakinleştik. İçimden çıktı, kendini yan tarafıma bıraktı ve “Sigaran var mı aşkım?” diye sordu. İçim titriyordu o aşkım dedikçe. Kalkıp kocamın sigara paketini çıkardım çekmeceden, iki sigara çıkarıp çakmakla ikisini de yaktım. Çıplaklığımdan utanmak aklıma bile gelmiyordu, öylesine doğaldı ki çıplaklığımız. Tekrar yatağa, sevgilimin koynuna girdim. Kollarının arasına uzanıp onun sigarasını dudaklarının arasına kıstırdım. Pek kullanmadığım halde onunla beraber orgazm sigarası tüttürdük birlikte. Göbeğinin üstüne koyduğumuz Fondöten kutusunu küllük olarak kullanıyorduk. “Tolga, bundan sonra bana abla demeni istemiyorum!” dedim. “Peki aşkım! Bu geceden sonra kadınımsın sen benim. Ablam değilsin!” dedi. Uzanıp sigara dumanı çıkan etli dudaklarını öptüm ve “İlk defa sevişmekten zevk aldım. Senin sayende aşkım! Senin kollarında kadın olduğumu anladım ilk kez!” diyerek içimi döktüm. Kulağımdan öperek, “Daha gece sona ermedi aşkım! Sabaha kadar benimsin! Altımda inletecem seni! Halsiz kalıncaya kadar sikecem seni!” dedi. Sımsıkı sarıldım, “Ne istersen yap! Yılların acısını çıkarmak istiyorum. Ne zaman, nasıl, ne kadar istersen sevişirim seninle!” dedim. Tolga, “İçine boşaldım... Hamile kalırsan?” dedi tereddütle. “Olsun, senin çocuğun, doğururum!” dedim. Endişeyle yüzüme bakıyordu. Gülerek yanağını okşadım, “Merak etme, çocuğum olmuyormuş benim. Korunmamıza gerek yok. İstediğimiz gibi sevişebiliriz yani!” dedim. Elimi uzatıp sikini okşadım, hemen başını kaldırdı yaramaz. “Hatta şimdi başlayabiliriz sevişmeye, gücün varsa?” dedim. Belimden tutup bir anda üstüne çıkardı beni. Bacaklarımı aralayıp, üstüne yerleştiğimde, çoktan sertleşmiş siki amıma baskı yapmaya başlamıştı. Ne yapmak istediğini kadınlık sezgilerimle anlamış, sikinin üzerine oturmaya başlamıştım bile. Dudaklarımı ısıra ısıra yarağını içime aldım. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi. Biraz bekleyip üstünde hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı inip kalkıyor, ucuna kadar çıkıp, dibime kadar içime alıyordum. Giderek hızlandım, ıslak amımın içinde yağ gibi kaymaya başladı yrağı. Başını kaldırıp memelerimi yalıyor, uçlarını emiyordu ben üstünde gidip gelirken. Zevkten deliriyordum yine. Bir kez daha sarsılmaya, orgazm olmaya başladım. Sonunda üstüne yığılıp kaldım. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarımı kasıyor, halen devam eden orgazm kasılmalarının zevkini çıkarıyordum. Sabaha kadar seviştik. Duş yaptık. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliğimden becerdi. Çığlıklarıma aldırmadan götümün kızlığını bozdu. Onun zevkini de yaşattı bana. Duştan çıktık, yatağın üstünde domalttı beni, kalçalarımdan tutup amıma girdi. Bu kez değişik açıdan amıma giren yarağı zevkten delirtti beni... Sabaha kadar seviştik kısacası. Uzun uzun seviştik. Durduk, dinlendik, sikiştik. Ben erkeksiz, o kadınsız geçen yılların acısını çıkarırcasına seviştik. Sabah güneş doğarken sızıp kaldık yatakta. Öğlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandık. Çırılçıplak evin içinde dolaştık, oturduk, kalktık, mutfakta yemek yedik. Evin her köşesinde, her odasında seviştik. İki gün boyunca yeni evli balayı çiftleri gibiydik. Hiç durmadık. Öpüşüp koklaştık, seviştik, sikiştik. Ertesi gün, kocam gelecek diye zorla ayrıldık birbirimizden. İki yıla yakın bir zaman boyunca sürdü Tolga ile bu ilişkimiz. Fırsatını bulduğumuz, canımızın çektiği her anda birbirimizin kollarına koştuk. Fakat sonunda taşındılar, birbirimizi kaybettik. Şimdi hayata küsmüş gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaşadığımız sevişmeleri anıyorum. Mutfakta yemek yerken, o yemek masasında Tolga’nın bana yaptıkları. Kocamla yatarken, o yatakta Tolga ile yaşadığımız orgazmlar. Kocamın çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nın içimi dolduran yarağının kalınlığı. Kocamın leş gibi içki kokusundan iğrenirken, burun deliklerimde Tolga’nın erkek vücudunun salgıladığı beni tahrik eden erkek kokusu... Fakat yapacak bir şeyim yok. Ya böyle yaşamaya devam edeceğim, ya da kendime geleceğim, çıkıp kendime bir şekilde yeni bir Tolga bulacağım. Onun gibi bir erkek. Beni doyuran, beni yaşatan, beni kadın yapan bir erkek. Bekliyorum henüz. Bir gün karşınıza, genç ve güzel bir kadın çıkarsa, gözleriyle sizi süzen, tartan, aranan... O benim işte!

Bacaklari omuzuma atip kiza götten geçirdim

Selam, ben Melisa. İstanbulda Üniversite öğrencisiyim. 90-60-90 ölçülere ve sexy bir vücuda sahip, çok güzel bir kızım. Ama bir sorunum var, sorunum belki de çok güzel olmamdan kaynaklanıyor. Hiç erkek arkadaşım veya sevgilim yok, ve hiç bir erkekle de birlikte olmadım. Erkekler bana hep laf atarlar (Üfff yavruya bak, ne sikilir ama!) gibilerinden, ben gülümserim, fakat hep lafta kalırlar, kimse gelip te ciddi ciddi asılmaz. Dedim ya belki de çok güzel olmamdan çekiniyorlar, bilemiyorum. Okuduğum Üniversitede çok ama çok yakışıklı bir çocuk var, adı Kerem. Hemen hemen okuldaki herkes ona hayran. Tabii bende. Ama gereğinden fazla çapkın biri, okuldaki tüm kızlara asılır (Kızlar da bundan çok hoşlanırlar). Birgün ders arasında, bahçede bankta tekbaşıma oturuyordum, yanıma geldi ve “Selam!” dedi. Bende ona “Selam!” dedim. Ve daha ‘Naber, ne var ne yok?’ diye sormadan, bana direkt, “Benimle sikişirmisin canım?” dedi. Ben tabii şaşkınlığımı gizleyemedim. Kem küm ettim, “Olmaz!” dedim. O da, “Paşa gönlün bilir! Fikrini değiştirirsen ev adresimi vereyim, gelirsin!” dedi. Ben de onun tatlılığına dayanamadım ve “Tamam!” dedim. Adresini bir kağıda yazdı verdi ve “Hadi Byee...” diyerek ıslık çalarak yanımdan ayrıldı. O gün dersler bittikten sonra evime gittim. Üstümü değiştirip annemlere bir arkadaşımla ders çalışmaya gideceğimi söyledim, evden çıktım... Çok korkuyordum. İlk defa biriyle birlikte olacaktım, nasıl birşey olduğunu çok merak ediyordum. Sonunda Keremin evine geldim. Kapıyı açtı ve selamlaştık. Beni hemen odasına çıkarttı ve ben daha ne olduğunu anlayamadan, beni yatağa fırlattı. Üstünü ve üstümü çabucak soydu ve ben daha ağzımı açamadan üzerime uzandı. Hiç konuşmadan ve öpüşmeden direk yarrağını amıma müthiş bir şekilde soktu ve bir “Ohh!” çekti. O anda öldüm sandım, canım çok yanmıştı. Onun için kızlığımı bozması falan önemli değildi, müthiş bir hızla amımda gidip geliyordu. “Lütfen yavaşla ne olur, canım çok yanıyor!” diye yalvarmaya başladım. Bana, “Çok zevkli, yavaşlarsam zevk alamam!” dedi. Müthiş bir ağrıydı, dayanamadım ağlamaya başladım. Bacaklarımı omzuna alıp iyice kökleyince ben öyle bir çığlık attım ki, sesim tüm mahalleye yayılmıştır heralde. Ama ben bağırdıkça o daha da hızlanıyordu. Üstelik yarrağı da kocamandı. Ağlayarak yalvardım, ama beni dinlemedi, hızına devam etti. Bu hızla yaklaşık yarım saat boyunca beni ağlatarak sikti. Sonunda ben de zevk almaya başlıyordum, artık zevkten inliyordum resmen. Süper bir duyguydu. Fakat amımın ağrısı hala geçmemişti. Birden durdu ve bana “Götten de istiyorum, hadi dön!” dedi. Çok korktum, “Ne olur yapma Kerem, yalvarırım sana, götten sokarsan ben ölürüm!” dedim. Ama umrunda değildi, zorla döndürdü beni ve domalttı. Arkama geçip birden bire kanlı yarrağının tümünü götüme soktu ve pompalamaya başladı. Götüm yırtılmışçasına ağrıyordu. İnanın bacağımı kesseler belki bu kadar ağrımazdı. Bu amımı sikmesinden daha da fazla ağrıyordu. Üstelik götten sikilmek zevk vermiyordu, amdan siktiğinde yine acıyla karışık zevk de alıyordum. Götümü sikerken sadece ağrı hissediyordum, hemde ne ağrı! Sonunda götüme boşaldı. Dalga dalga fışkıran döllerini götümün içinde hissedebiliyordum. Boşalması bittikten sonra yarağını götümden çıkarıp, bana zorla yalattı. Yalamak istemiyordum, ama, “Yala Orospu!” diyerek, ensemden tutup yarağını ağzıma zorla sokuyordu. Ağzıma halen dölleri geliyordu. Midem bulanmıştı. Yarağı ağzımı doldurduğu için tüküremiyordum da, maalesef yutmak zorunda kalıyordum. İğrenç birşeydi. Yarağını bana yalatıp temizlettirdikten sonra, “Şimdi seni ödüllendireyim biraz!” dedi. Ne demek istediğini pek anlamamıştım... Bacaklarımın arasına gömülüp amımı yalamaya başladı. Bu çok zevk veriyordu. O yaladıkça ben zevkten çığlıklar atıyordum. Islanmıştım, ağzına boşaldım, yalayıp yuttu resmen, hemde büyük bir zevkle. Müthişti. Sonra üstüme çıkıp dudaklarımı, boynumu, boğazımı ve göğüslerimi öpüp yalamaya başladı. Deliler gibi sevişiyorduk. Sevişirken yarağı yeniden sertleşmiş ve amımın dudakları arasında geziniyordu ki, bu sefer amıma nasıl girdiğini anlamadım bile. Bu sefer amımı yavaş yavaş sikerken müthiş zevk veriyordu. Resmen zevkten çığlıklar aıyordum. Bu zevk hiç bitmesin istiyordum. Ama malesef erken sevinmişim, birden amımdan çıkarıp beni yeniden ters çevirip domalttı ve yeniden götten sikmeye başladı... O kadar hızlı sikiyordu ki götümü, yine acıdan mahvolmuştum. Oysa az önce amımı yavaş yavaş sikerken ne güzel de zevk yaşıyordum. Zevk çığlıklarım birden acı çığlıklarına dönüştü. O ise her halükarda zevk alıyordu, bu da beni deli ediyordu. Mahfetmişti beni. Sonunda bana acıyıp, götüme boşalarak, götümü sikmeye son vermişti. Acıdan götümü hissedemiyordum. Bana, “Nasıldı tatlım? Beğendiysen birdaha yaparız, hemde bu sefer daha eğlencelisini.” dedi. Ben ağzımı açamıyordum. Aslında hemen giyinip eve gitmek istiyordum, ama ne ayağa kalkacak halim, ne de yürüyecek halim vardı. Yarım saat dinlenip kendime geldikten sonra annemi aradım ve bugün arkadaşımda kalacağımı söyledim. O halimle eve gidemezdim, gece mecburen Keremde kaldım. Gece boyunca sikişmeden sadece seviştik. O bile acı veriyordu, çünkü halsiz halimle beni yoruyordu. Ertesi gün eve uğramadan, direkt okula gittim. Öğlen ders arasında Keremi gördüm, başka bir kızla el ele tutuşuyordu. Sinirden çıldırdım resmen, yanına gittim ve ona hesap sordum. Bana ne dese beğenirsiniz? “Bu akşam gelirsen üçlü yaparız güzelim!” dedi hayvan. Bu lafının üzerine daha da çıldırdım, yüzüne tükürüp, ağlayarak yanlarından ayrıldım. Birdaha onunla konuşmuyorum. Arada sırada yanıma geldiği oluyor, “Sikişelim mi?” diye, ama yüz vermiyorum artık, dersimi aldım!

En müthiş götten sikişi bakireler yapiyor

Ben Tuba İzmirden. Size geçen yaz başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Kızlarla yazlıktaydık. Çekirdek çitleyip sohbet ediyorduk. Arkadaşım merve sıkıldığını söyledi. Haksız değildi hani çünkü neredeyse her gece böyle yapıyorduk. Sonra napalım ne edelim derken beraber bara gidelim dedik. Annemlere de öyle dolaşmaya gidiyoruz ama bizi beklemeyin dedik. 4 kız önce bir güzel giyindik. Sonra çıktık. Bara gittik. Saatte yaklaşık onbir civarıydı. Millet içkinin etkisiyle kendinden geçmiş. Kucak dansımı yapmalar, elletmeler ne ararsan var. Tabi biz önce gidelim mi diye düşündük ama sonra Merve baya laf edince oturalım dedik. Oturduktan 15 dakika sonra yanımıza 6 tane erkek geldi. Sohbet ve içki baya güzeldi. Sonra saat baktık 2 olmuş. Maşallah hepside yakışıklı eli yüzü düzgün çocuklar. Sonra çocukların evine gittik. Burak adında bir çocuk beni odasına çağırdı. Kızların ve içkinin etkisiyle kabul ettim. Oturduk. Çocuk gözlerini bacaklarıma dikti. Üstümde şortla baya dekolteli bir tişört vardı. Göğüslerimde büyük olduğu için göze çarpıyodu. Sonra gittim kucağına oturdum. Deli gibi öpüşmeye başladık. Sonra göğüslerimi ellemeye başladı. Sonra yarrağını açtı ama baya büyüktü. İlk kez canlı bir yarrak görüyodum. Muhteşem şekilde deli gibi başladım yalamaya. Hemen boşaldı. Sonra beni tamamen soyup amımı yalamaya başladı. Boşalttı beni. Ben sikişmeyi reddettim çünkü bakireydim. Ama sonra götten sokmak şartıyla kabul ettin. Keşke etmeseydim çünkü acayip acıdı. Sonra içime boşaldı. Ben o sırada ben kıvranırken bana bir darbe geçirdi ve aletini amıma kökledi. Ben tamamen şok oldum şaşkınlık her halimden belliydi. Bakirelik kanım yarrağından akıyodu. Ağlamaya başladım. Sonra resmen aldırmayıp beni becermeye devam etti. Ben elinden kurtulup kendimi salona zor attım. Ama sonra salonda oturan Selime yakalandım. Beni çıplak görünce başladı peşimden koşmaya. Sonra Selim beni yakaladı ve bana sokmaya başladı. Kızlar gitmişti galiba. Ağzımıda bağladı şerefsiz bağıramıyordum. Sonra burakta geldi. Biri amımdan biri götümden sokmaya başladı. Sabaha doğru kendimi evden dışarıya zor attım. Şimdi çok pişmanım ama sonradan boşverdim. Şimdi arada bir yine gidiyorum. Doyamıyorum ! Çok zevkli!